Thursday, December 30, 2010

Cehennemlik yazardan yılbaşı yazısı

Yarın yılın son günü...

Yeni yılı karşılama telaşı en azından benim gibi Türkiye’nin en büyük metropolünde yaşayanları içine alacak bir çekim alanı yaratıyor.

Yılbaşı kutlamalarının karşı konamaz ihtişamı ve cazibesi, bunun Batı ve aslında bir Hıristiyan geleneği olduğunu düşünen ‘mütedeyyin’ kesimlerce ihtiyat ve hatta öfkeyle karşılanıyor.

Mütedeyyin kelimesini tırnak içinde yazdım, çünkü aklı başında bir Müslüman’ın böyle kaçınılmaz karşılaşmalarda inancını tehlikede hissetmesi çok mümkün değil, hatta bana sorarsanız bu, inancını dinin kabuğunda yaşayanların bir hezeyanı olarak kalır sadece...

İnternette, yılbaşında eğlenmenin, ağaç süslemenin, hindi yemenin, içki içmenin vs. insanı dinden çıkaracağını, gâvur edeceğine dair Allah’ın sopasını elinde tutan mailler dolaşır senenin son günlerinde...

Bu maillerde haliyle dert Hıristiyanlık olduğu için, bol bol aşağılama ve hakaret de olur.

Son yıllarda ise, ülkedeki şiddet ve ötekileştirici dilin söylem gücünü yitirmesiyle, bu tür karşı propagandalarda ‘akıl ve üslup’ biraz daha ön plana çıkıyor gibi. Ama biraz, hâlâ metinler çok kötü ve inandırıcılıktan uzak.

Mesela doğrudan Hıristiyan veya Batı ırkçılığı yapmak yerine, bugünlerde tam bir hindi soykırımı yapıldığı, çam ağaçlarının ise bir günlük zevk için kesildiği, bir gecede Afrika’da açların bir sene doyacağı kadar yemek zayi edildiği gibi modern argümanlar kullanılıyor.

Bunlara lafım yok, çoğuna da katılırım. Ama bu estetize edilmiş argümanların asıl dert olmadığını biliyoruz değil mi? Beni daha rahatsız eden, bu türden ‘mütedeyyinlerin’ Hıristiyan medeniyetine karşı duydukları kompleks.

Noel kültürü gerçekten tüketim sanayii tarafından ne kadar iğfal edilirse edilsin çok çekici ve çok köklü. Bir Noel Baba figürünün kuşatıcılığı ve sempatisi bile karşı tüm argümanları bir fiske ile etkisizleştiriyor.

Noel’de tepe yapan bu köklü ve kuşatıcı kültür, evet Hıristiyan değer ve sembolleriyle dolu. Ama buna direnmenin yolu Hıristiyanlara ve onların değerlerine savaş açmak mı, yoksa kendi özgün değerlerini estetik değeri yüksek bir şekilde yaşamla hemhal etmek mi olmalı?

Kaldı ki, cehalet de tam gaz gidiyor bu karşı propagandanın dilinde. Hıristiyanlar ve Museviler başarıyla seyreltildiği için, Müslüman komşularımız bu dinin ve kültürün yabancısı oldular. Hıristiyanlığı çoğunluk ‘şeytan Amerika’dan ve sömürgeci Batı’dan mürekkep dışarılıklı düşman bir fenomen olarak algıladılar.

Bunda Batı kolonyalizminde Avrupalı eli kanlı fatihleriyle dirsek temasında olan Batı Kilisesi’nin günahı çok büyük.

Ama küreselleşmenin tüm ırk ve inançları yan yana getirdiği bu melez süreçte taşları da yerli yerine oturtmak lazım artık. Özellikle dünyaya örnek olma potansiyeli bulunan ülkemiz için bu kaçınılmaz bir sorumluluk.

Her şeyden evvel, 31 aralık gecesi hiçbir Hıristiyan İsa Mesih’in doğumunu, yani Noel’i kutlamaz; bu gece, önce pagan ve sonradan laik bir alışkanlık olarak evrim geçiren yeni yıla girişin kutlandığı alelade bir gündür.

Nedeni basittir. Noel tüm dünyada 24 aralık ve 6 ocakta idrak edilir ve her iki tarih de senenin son gününe yakındır. Uzun Noel tatili senenin son gününü de içine alır, bir dönem haline gelir.

Bir bilgilendirme de biz Ermeniler için yapayım. Ermeniler Doğu Ortodoks’tur. İsa Mesih’in doğumunu birtakım Doğu kiliseleri ile birlikte 6 ocakta kutlarlar.

Özellikle Kuzey Avrupa ülkelerinde paganlıktan Hıristiyanlığa geçiş daha uzun sürmüş ve meşakkatli olmuştur. 24 aralık tarihinde güneş tanrısının doğum gününde yapılan büyük şenliklerde Hıristiyan olmuş kişiler imandan düşmektedirler. Kiliseler bu ciddi soruna çare olarak o zamana kadar 6 ocakta kutlanan İsa’nın doğumunu 24 aralıka çekerek bu tehlikeyi bertaraf etmek ister ve bu tarih değişikliğini yaparlar.

Ermeni Kilisesi kendi ülkesinde böyle bir sorun olmadığı için bu kararı uygulamaz. Böylelikle İsa’nın doğumu 24 aralık ve 6 ocakta kutlanır olur.

Türkiye’de de Hıristiyan topluluklarının en büyüğü olan Ermeniler 6 ocakta bu yortuyu idrak ediyorlar, kendi örf ve ananelerine göre ibadetlerini yapıp aile büyüklerini, mezarlıkları ziyaret ediyor, evde Dzununt (Noel) yemeği yiyor ve Allah’a şükrediyorlar.

Gerçi Cübbeli Ahmet Hoca’ya göre tüm bu ibadetleri nafile yapıyorlar, çünkü Hıristiyan ve Yahudiler ağızlarıyla kuş tutsalar, Müslüman olmadıkları için cehennemde yanacaklarmış. “Onlar da cennete gidebilir” diyen Müslüman hocalar yalan söylüyorlarmış. Bu nedenle Müslümanları Hıristiyan ediyorlarmış.

Teolog, rahip, hoca değilim. Ama bir insanın Müslüman olması veya kalmasını gayrımüslimlerin cehenneme gitmesine endeksleyen bir anlayış bana pek ikna edici gelmiyor doğrusu. Siz ne dersiniz?

Yeni yılınızı en içten duygularımla kutlarım.

Cehennemlik bir zımmi ne kadar içten olabilirse tabii...

Taraf, 29.12.2010

markaresayan@hotmail.com

2 comments:

Nescobar a-lop lop said...

Takdir edersiniz ki her yeni düzen,yer edinmek için eski düzeni tahkir eder.Her din de,düzen mantığına paralel olarak geldiği zaman tutulmak ve tutunmak için diğer dinlere muhalefet etmeli,farklı bir çizgiye girmeli,al aşağı edebileceği varlığı için tehlikeli gördüğü adetleri yok etmeli ya da tam tersini yapmalı,sahipsiz fakat kabul gören adetleri de bünyesine katmalıdır.Miladi yılbaşı hristiyanlığa atfedildiğinden müslüman din adamından bunu övücü açıklama yapması beklenemez.Yazılarınızı çok beğenerek takip ediyorum,Türkiye'nin sizin gibi farklı bakabilen insanlara ihtiyacı var.

derkenar said...

Sevgili Esayan, yazınızdaki "...Bir bilgilendirme de biz Ermeniler için yapayım. Ermeniler Doğu Ortodoks’tur. İsa Mesih’in doğumunu birtakım Doğu kiliseleri ile birlikte 6 ocakta kutlarlar." ibaresinde Ermeniler için Ortodoks demişsiniz ama kastınız olmasa da, sizin de bahsettiğiniz gibi zaten insanlar Hristiyanlık hakkında cahil, üstüne bu ibare yüzünden sizi Rum Ortodoks Kilisesi ile kolayca ilişkilendirecektir. Ortodoks kelimesinin seçiminin ciddi bir hata olduğunu ve "Gregoryen" veyahut "Lusavoriçagan" tercihi yapmanız gerektiğini düşünüyorum.

Konuya dönecek olursak, eskiden padişahların tüm Ruhanilere mesaj göndererek noel-i şeriflerini tebrik ettiklerini biliyoruz. Hz. İsa Aleyhisselâm'ın velâdeti günü olan ve biz müslümanların Mevlid Gecesi'ne tekabül eden bu gecenin aynı mübarekliğe sahip olduğunu düşünüyorum. Allah bu gününüzde yaptığınız duaları kabul etsin, noeliniz mübarek olsun!..

Followers