Monday, February 14, 2011

Adıyaman


Şanar Yurdatapan ve arkadaşlarının kurdukları Türkiye küçük Millet Meclisi oluşumunun aylık toplantısına başkanlık etmek üzere cumartesi günü Adıyaman’daydım. Genelde “Toplum ve Siyasette Üslup” ve kent özelinde ise “Adıyaman’da Kadınların Siyasette Yeri” başlıkları tartışıldı. Türkan Şoray’ın, filmlerinde öpüşmeme kuralına benzer, inanmadığım hiçbir toplantıya katılmama gibi bir kararım var. TkMM, fonksiyonuna çok inandığım bir oluşum, o yüzden tekliflerini memnuniyetle kabul ettim, gittim.

Türkiye’de bir kuruluş stratejisi olarak uygulanan toplum mühendisliği ve buna hizalanan yönetim aygıtlarının halkı hiçe sayan kibirli siyasetinde son yıllarda ciddi bir kırılma var. AK Parti’nin iki dönemlik hükümetinde yaşananlar, –mesela muazzam sayıdaki son Balyoz tutuklamaları- halkın ciddi oy desteği ile yapılabilen ve Türkiye’deki militarizmin kırılmasına yol açan bir süreci ima ediyordu. Bu ima, halkın aynı zamanda sadece önüne sandık konduğunda değil, siyasi partilerin sürekli olarak desteğine ihtiyaç hissettikleri bir sabit belirleyen haline gelmesi demek. Bu da, tabanın tepe üzerindeki tahakkümünü arttıran bir şey.

Sözlüğe baktım, buna demokrasi diyorlar.

kMM toplantıları da yerelde sivil toplumun ve bireylerin talep, fikir ve şikâyetlerini TBMM’ye taşıyan bir lobi işlevi görüyor. Aylık toplantıların tutanakları Meclis’te vekillere rapor halinde sunuluyor. Vekiller toplantılara da mutlaka davet ediliyorlar. Ama bu konuda karneleri çok zayıf. Mesela Adıyaman toplantısına beş Adıyamanlı vekilden hiçbiri katılmadı. İkisi mazeret mesajı gönderdi.

Adıyaman’da üç yüze yakın sivil toplum örgütü var, gerçekten çok iyi bir performans. Toplantıda konuşan bütün katılımcılar siyasilerin kullandığı “dil”den çok şikâyetçilerdi. Hangi kesimden gelirlerse gelsinler ne Başbakan’ın, ne Kılıçdaroğlu’nun, ne de Bahçeli’nin üslubunu onaylayan vardı. Herkesin ortaklaştığı bir cümle toplantının özetiydi: Siyasiler, bu dilin halk üzerinde bir etkisi olduğu varsayımından yola çıkıyorlar. Hâlbuki halk bu dili deşifre etmiş, önüne geçmiş vaziyette ve bunu amiyane tabirle “yutmuyor”.

Bilakis çok rahatsız oluyor, kendi partilerine dahi çok kızıyorlar.

Adıyaman çoğunluğu Kürt, yüzde otuzuna yakını da Alevi vatandaşlardan oluşuyor. AK Parti’nin ciddi bir hâkimiyeti var kentte. Çıkardığı beş vekilin dördü AK Parti, biri ise CHP’den. BDP kentte oldukça etkisiz. Gelecek seçimlerde bu tablonun aynen korunacağına kesin gözüyle bakılıyor. Tek sürpriz CHP’nin halkın içine sinmeyen bir aday seçiminde bulunması halinde oylarının BDP’ye kayabileceği yönünde. Adaylar nisan ayında kesinleşecek ve ben Adıyaman’da edindiğim kıymetli dostlarım sayesinde size bu konuda yüzde doksana yakın bir tahminde bulunabileceğimi düşünüyorum.


Adıyamanlı kadınlar atakta
Ancak kMM toplantısının “Adıyaman’da Kadının Siyasetteki Yeri” yerel başlığını tartışırken AK Parti’nin kadın adaylar konusunda farklı bir sıkıntı yaşayacağını açıkça gördüm. Kentte Aleviler kadar, kadınlar da AK Parti’nin kendilerini vekillik konusunda yok saydığını düşünüyorlar ve haklılar da. 22 Temmuz seçimlerinde beşinci sıradan aday gösterilen kadın aday küçük bir oy farkıyla vekilliği kaçırmış. Kadınlar bu seçimlerde daha yüksek sayıda AK Partiliyi adaylık konusunda zorlayacaklar. Bunların başında AK Parti Kadınlar Kolu Başkanlığı’ndan adaylık için istifa eden Ayla Tektaş geliyor. Kentte çok seviliyor ve çok ciddi katkıları olmuş Adıyaman’a. Sayısız projenin başında veya içinde yer alarak kente bir sürü değer katmış. Şimdi ise tüm bölgeye hizmet verecek büyük bir engelliler okulu için çalışıyor ve yolun sonuna gelmiş vaziyette.

Türkiye’de hep şikâyet ettiğimiz bir konu yüzde 10’luk seçim barajı. Ben de sonuna kadar buna karşıyım. Ama kadınlar açısından hiç gündeme gelmeyen bundan çok daha kabul edilemez başka bir baraj daha var. 550 koltuklu TBMM’de 41 kadın vekil var. Yani kadınlara uygulanan seçim barajı yüzde 90’dan fazla.

Toplantıda Adıyamanlı kadınlara hak verilmez alınır düsturundan yola çıkarak bir teklifte bulundum. Adıyaman ve çevresi ailede kadının oldukça hâkim olduğu bir özellik arz edermiş. Ne güzel. Buna göre Adıyaman’daki STK ve örgütler parti ayrımı yapmadan ‘“Adıyamanlı kadınlar, kadın adaylara oy verecek” diye bir kampanya yapın, bakın partiler nasıl birinci sıralara kadın aday bulma telaşına kapılır’” dedim. Yapabilirler mi bilemem ama, becerirlerse önümüzdeki seçimlerde kadınlar Adıyaman’dan Meclis’e en az iki vekil sokmayı garantilerler.


Bu kampanyaya destek verin!
Bu arada toplantıya katılan Anadolu Engelliler Derneği Genel Başkanı Abidin Harputluoğlu’nun yaptıkları çalışmalardan da bilgim oldu. Son kampanyaları 100 engelliye akülü tekerlekli araba sağlamakmış. Ancak maalesef ilgi ve destek beklentinin altında kalmış. Çok üzüldüm buna. Hatta yerel bir televizyonda özel program düzenlemişler ve bağış yapanların çoğu adını reklam ettikten sonra ya karşılıksız çek vermiş, ya sözünden dönmüş, ya da telefonlara çıkmamışlar.

Ben bu kadar duyarsız ve insafsız bir toplum olduğumuza inanmıyorum. Sizi bu 100 akülü araba için yardıma çağırıyorum. Turkcell’liler 5911’e boş bir kısa mesaj atarak 5 TL katkıda bulunabilirler. Bir de tanesi 1 TL olan pullar bastırmış dernek. Koçanında 500 tane var. İstediğiniz kadar alabiliyorsunuz. Bu pullardan almak isteyenler de 0416 216 7315 nolu telefondan dernek merkezini arayabilirler.

Adıyaman hakkında daha çok yazacak şey var. Ama hem yerim bitti, hem de yol yorgunuyum. Gidip yatacağım, müsaadenizle.

markaresayan@hotmail.com

Taraf, 14.02.2011

No comments:

Followers