Thursday, February 10, 2011

Kılıçdaroğlu’na misyon önerisi: CHP’nin Gorbaçov’u ol!


Deniz Baykal’ın bir kaset tuzağına düşürülmesiyle yaşanan lider değişikliğinde Kılıçdaroğlu’na Gandi misyonu yüklenmişti.

Çoğu bu benzetmeyle dalga geçti. “Çakma Gandi” sözü de buradan doğdu.

CHP ile ilgili son analizimde, AK Parti’nin son sekiz küsur yıllık performansı ile Kemalist elitlerin Cumhuriyeti kurarken inandıkları temel argümanın aksine “Hem Müslüman, hem demokrat” olunabileceğini kanıtladığını söylemiştim.

Bu saptama ile kastettiğim, aslında içinde demokrasi değerlerini barındırmayan bir dinin DNA’sı ile oynayarak, ona modern demokrasi değerlerini aşılamak ve “kötü İslam”dan, iyi bir melez din çıkarmak değildi tabii.

AK Parti ve tabanının geçirdiği değişimin izahatı bu değildi zaten. Bilakis, İslam’a ırkçı bir anlam yüklemeye çalışan İttihatçıların ve Kemalistlerin, içe kapanmacı, milliyetçi Türk-İslam sentezini AK Parti hareketinin yapısöküme uğrattığı, İslam’ın öz değerlerinin, evrensel insani değerlerle çakışmasını genel bir çıkış noktası olarak gördükleri idi.

Milliyetçilikle yüzleşmeye başlayan Müslümanlar hem dindar, hem de demokrat olunabileceğini bu bağlamda gösterdiler ve ülkeyi temelinden sarstılar. Ama buna, laik-Kemalist seçkinler ve onun partisi CHP’den hâlâ cevap gelmiş değildi.

Türkiye’nin en büyük sorunu, ülkenin sırtında gittikçe daha ağır bir yük olan ve hepimizin hayat kalitesini düşüren CHP’dir.

Acaba “Gandi”li CHP, tarihî tercihini yapıp hem Kemalist hem demokrat olunabileceğini kanıtlayabilir miydi?

Kemalizm otoriter özü itibarıyla demokrat olamaz. Burada Kemalizm’i bir ideolojiden çok, bir din olarak öneriyorum. Çünkü bir ideoloji olarak Kemalizm çoktan yıkılmış bir kâğıttan kaplandır. Şu an CHP’nin Kemalizmi ve altı oku, miadını doldurmuş bir hurdadır, işlevsizdir.

Kemalizm dediğimizde artık biz seküler bir dinden bahsediyoruz. Bir peygamberi, bir hac yeri, çeşitli tapınma ritüelleri, yargıda, bürokraside, askerde kendi ruhban sınıfı olan bir spiritüellikten...

***

Gelelim benim Kılıçdaroğlu’na teklifime.

Gün geçtikçe anlaşılıyor ki, siz bu CHP’yi bizim anladığımız anlamda asla özgürlükçü yeni bir partiye dönüştüremeyeceksiniz.

Bu partinin bu durumlara düşmesi büyük bir yıkılışın ifadesidir.

Bir yanda orduyu darbeye çağıran Batum, bir yanda partinin sırtına binen siyaset yükünü hafifletmek için kozmetik olarak CHP’ye monte edilmeye çalışılan, faili meçhuller için komisyon kurulması için didinen Tanrıkulu...

Ve siz... CHP’de “TSK’yı ancak ben eleştiririm” diyebilen bir “demokrat” lider...

Acınacak durumdasınız. Partiniz tel tel dökülüyor. Bu partiyi yeniden kurmaya ne gücünüz, ne de zamanınız var.

O zaman gelin, çakma bir Gandi olup böyle eriyip gideceğinize, ayakları kırılmış, acı çeken bir ata bahşedilen o soylu sona aracılık edin.

CHP’nin bu acısına bir son verin.

CHP’yi tarihe gömün.

Tarihe böyle geçin.

İnanın Nobel’e aday gösterilirsiniz.

Tıpkı 1985’te SSCB’nin başına geçen, ülkeyi Stalinizm’den kurtarmaya, aslında gerçekte çoktan çökmüş, kâğıttan bir kaplana dönmüş koca imparatorluğu birarada tutmaya çalışan Gorbaçov gibi...

Peki, bunu nasıl yapacaksınız? Anlatayım, not alınız lütfen.

CHP’yi tıpkı Gorbaçov’un SSCB’ye yaptığı gibi toparlamaya çalışacaksınız. Ama bunu dürüstçe ve kararlılıkla yapacaksınız. CHP bir tapınak örgütü değil de, siyasi bir partiymiş gibi reformları uygulamaya geçireceksiniz. Aynı Gorbaçov gibi Glasnost (açıklık) ve perestroyka (parti ideolojisi, parti örgütü ve organlarının yeniden yapılandırılması) politikalarını uygulamaya koyacaksınız. Ama bunu birden değil, Gorbaçov gibi bir süreç dâhilinde yapacaksınız.

Siz böyle yapınca CHP’nin çöküşü kaçınılmaz olacak. Batum ve İncegiller ve daha önemlisi radikal tabanınız huzursuzlanmaya başlayacak. Size önce kapalı, sonra açıktan bayrak açacaklar. Ancak sizin gibi düşünen partili reformculardan, ülkenin demokrat (liberal diyorsunuz ya siz) aydınlarından, AB’den büyük destek alacaksınız. Bu, yıkılışın geri alınamayacağı eşiği aşılana kadar sizi misyonda tutacak.

Bu arada tabanınız çok öfkeli olduğundan partiniz haziran seçiminden ciddi oy kaybıyla çıkacak. Kırılma yaşanacak. Reformları yeterli görmeyen demokratlar CHP’den ayrılıp yeni bir parti kuracaklar. Yeni Türkiye’nin yeni ve gerçekten demokrat partisinin temelini atacaklar.

Mesela bir gün, TSK diyelim ki bir muhtıra yayınlayacak. Bir de ne görelim, Arınç’a, Çelik’e fırsat kalmadan Kılıçdaroğlu çıkmış sert bir karşı bildiri yayımlamış demokrasiye sahip çıkan.

O son damla olacak. Size karşı darbe yapacaklar. Aynı radikal komünistlerin Gorbaçov’a ağustos 1991’de yaptığı gibi. Havuzlu kooperatif villanıza çekileceksiniz. Size en büyük destek, rakibi Yeltsin’in Gorbaçov’a verdiği gibi, yeni kurulan partiden gelecek.

Ama değişimin pimi artık çekilmiş, yıkılış tamamlanmış olacak.

Şu anda Türkiye’nin siyasal sistemi reel değil. Tıpkı 1980’lerde zaten yıkılmış SSCB gibi, asılında var olmayan bir CHP ana muhalefet partisi rolünü oynuyor.

Aslında CHP yok.

markaresayan@hotmail.com

Taraf, 10.02.2011

No comments:

Followers